6 Kasım 2014 Perşembe

Pek Yakında







Majör depresyonla birlikte törpüleyip körelttiğim sosyal kısmımı tekrar şekillendirmeye çalışıyorum şu sıralar. Tekrar ders çalışmaya başlamamın yanı sıra tekrar kitap okumaya başladım, yarım kalan dizilerimi izliyorum, film izliyorum, merak ettiğim albümleri dinliyorum vs ... Gerçekten çok uzun süre uzak kalınca ilaç gibi geliyor. 2-3 haftadır çok sevdiğim bir arkadaşımla gidelim deyip deyip gidemediğimiz Pek Yakında filmini dün nihayet izleyebildik vizyondan kalkmadan.

Yönetmenliği ve senaryosu Cem Yılmaz'a ait olan Pek Yakında, Cem Yılmaz'ın tek başına yönetmenlik koltuğuna oturduğu ilk filmi olma özelliğini taşıyor. Tülin Özen, Zafer Algöz, Özkan Uğur, Ozan Güven, Çağlar Çorumlu, Cengiz Bozkurt, Zerrin Tekindor, Hare Sürel, Ayşen Gruda ve Ülkü Duru baş rolleri paylaşıyor.

Zamanında figuranlık yapan ancak tutunamamış, oyunculuğun içinde ukte kaldığı, geçimini ise korsan film işinden kazanan Zafer ile bu işinden rahatsız olan zamanında ufak tefek rollerde oynamış eşi Arzu'nun evlilikleri sallantıdadır. Zafer evliliğini düzeltmek adına korsan işine tövbe etmeye karar verir, bunun yanı sıra da eşinin gönlünü kazanmak için tarihin tozlu sayfalarında kalan oyuncu-yönetmen-senaryo ile film işine girmeye kalkışır. ( ve olaylar gelişir :) )

Her eleştiri yazımda özenle belirtmek isterim ki eleştirmen değilim, sıradan ve düz bir sinema izleyicisiyim. Cem Yılmaz filmin son kısmı haricinde genel olarak iyi bir iş çıkarmış. Filmin sonu filmle bağdaşamıyor, hani lisede kompozisyon sınavında tam sizlik bir konu olur yazdıkça yazarsınız derken saate bakarsınız 5 dakika kalmıştır konuyu pat diye kesip bağlamak gerekir o giriş gelişmeye yakışmayacak bir sonuç yazmak zorunda kalırsınız ya, filmin sonu da bende bu hissi uyandırdı. Bunun haricinde bazı sahneler gereksizdi bana göre, bu tempoyu düşürdü, filmin süresinin 2 saat 15 dakika olduğunu da düşünürsek zaman zaman sıkılmaya meylettik. Hatta arkamızda oturan kız filmin sonuna doğru "ayy yeter sıkıldım" şeklinde sesli bir serzenişte bulundu :) 

Gelelim iyi kısımlara ... Cem Yılmaz'ın komedinin içine dramı ya da dramın içine komediyi yerleştirebilmesini (karar veremedim) seviyorum. İkisinin de dozu iyi ayarlanmıştı. Filmin içindeki konuk oyuncuların seçimi, yerleri, rolleri de oldukça iyiydi. 

En sevdiğim karakter Zerrin Tekindor'un canlandırdığı Meral oldu. Zafer Algöz de çok iyi iş çıkarmış yönetmen Ahben rolüyle. Cengiz Bozkurt da parlıyor filmde gerçekten. Bunun haricinde güzel göndermeler vardı filmin içinde. İnce göndermeler güzeldi, kör göze parmaklar ise gereksizdi. 

Düz adam Hakan olarak 10 üzerinden 7 veriyorum ama bu sefer 6,5'tan 7. İyi vakit geçirilir , gidildiğine pişman etmez. Ama çok daha iyi bir iş çıkabilirmiş bence. Recep İvedik, Çakallarla Dans gibi filmlere gideceğinize bu filme gidin !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder