22 Eylül 2013 Pazar

Yine yeni yeniden !

Yine yeni yeniden dershane yolları gözüktü bana,hayırlı olsun ! Bugün kaydoldum, haftaya bir lise bebesi gibi saf ve temiz duygularla tekrar dershaneye başlayacağım.Dershane ile bu sefer daha ciddiyetle ders çalışma maratonu başlıyor.Nisan ayında bu işin bitmesi lazım artık! Bu sefer farklı bir kuruma yazıldım öpmedik kuş bırakmamaya kararlıyım :) 26'ya doğru hızla koşarken,yaşıtlarım hayatlarını bir düzene sokmuşken,ben hala çırpınıyorum.Sanırım tek üzüldüğüm nokta bu !

Kayıttan eve döndükten sonra artık "eski" olan kaynaklarımı topladım,masamı ve dolapları boşaltmaya ihtiyacım vardı yenileri için.Derken bugün liseden beri temizlemek istediğim çalışma masamdaki dolapların ve çekmecelerin içini boşaltıp temizledim.Yüzlerce hatıra ile ... Hazırlıkta tuttuğum günlüğü okurken gül gül öldüm mesela :) Lise 1'de yazdığım denemeleri buldum, birkaç tane fotoğraf , doğum günü hediyesinin kartı vs... Bu temizliği yaparken de fon müziği olarak Evanescence'ın "Fallen" albümü çalmalıydı kesinlikle,albümün track list'ini hatta şarkıların sözlerinin çoğunu hatırlamam şaşırttı ki yıllardır dinlemiyordum ! Amy Lee posteri bile çıktı o kağıtların arasından :) Yine yeni yeniden liseye gitmiş kadar oldum.Lise yıllığına tekrar göz attım,bana yazılan write-up'ları orijinallerini bulup okudum.Pek acayipti ! Hatıra diye diye biriktirdiğim yığını güzelce ayıkladım değerlileri kenara ayrıdım.Hatıra diye sakladığım çöp yığınına 10 sene sonra kıydım nihayet ! Nedensiz bir rahatlama oldu içimde ...

10 sene önce ne kadar safmışım, her türlü !! Hem o halime üzüldüm,hem sevindim ... Özlediklerimi farkettim, ne kadar değişmedim desem de bayağı da değişmişim yahu ... O zamanlara göre daha çok düşünüyorum, daha az gülüyorum, insanlara kuşkuyla yaklaşıyorum, karşılıksız bir şey yapılmadığını biliyorum...

Okurken pek sevmezdim ama lise iyiymiş be !


17 Eylül 2013 Salı

Benim hala umudum var (mı ?)

Yine bir TUS yine bir hayal kırıklığı ... Bu seferki biraz can acıttı açıkçası. Aslında sınavdan çıktığım an biliyordum böyle olacağını. Diğer ikisinde beynim boş olarak girdiğimden üzülmemiştim de bu sefer biraz gayret gösterdiğimden mütevellit sıktı canımı. Sınavın açıklanmasının tek iyi yanı önümü daha net görmek oldu. Planı yaptık bakalım nolcak. New target : April  '14 ...

Güzel günler, bizi bekler (mi ki ?) ...


16 Eylül 2013 Pazartesi

Aysel bu albümü dinlese ne derdi?

Çocukken -ki 90'lu yıllara denk gelir- tüm paramı kasete yatırabilirdim. Sadece 1 şarkısı için aldığım çok kaset oldu. Zaman ilerledi müzik kirlendi,ben büyüdüm zevklerim değişti derken aldığım albüm sayısı gitgide düştü. Bir albümü satın almam için ya çok sevdiğim bir şarkıcı yeni bir iş çıkartacak ya da cezbedici bir tribute albüm olacak.

Tribute albümleri çok sevsem de ne hikmetse sevinç duygusu ile dinlemeye başladığım albüm, hayal kırıklığı ile bitiyor..Ya caaanım şarkılar yanlış düzenleme/yanlış solist talihsizliğine uğruyor ya da şarkı seçimleri konusunda aynı düşünmüyorum.Şu şarkılar varken neden bunlar olmuş diyebiliyorum

Aysel'im her türlü hayal kırıklığını bir araya getirmeyi başarmış bir "saygı/selam" albümü olmuş. Türk pop müziğinin en renkli ismi Aysel Gürel şu albümü dinlese okkalı bir küfür edeceğine adım gibi eminim ! Kadın, sözleriyle Türk popunun temelini oluşturmuş üzerine kaç kat çıkmış ancak albüm adına hiç yakışmamış.

İnsan bekliyor ki daha iyi bir play list, daha iyi düzenlemeler , şarkının hakkını vermeler ...

Sezen Aksu'yu çok sevsem de son yıllarda hızlıca düşen vokal performansı "Sır" değil. Böyle bir şarkıyı seçmesi risk idi ve bugüne kadar canlı olarak pek çok kez gösterdiği kötü performansını stüdyo kaydı ile perçinlemiş.

"1945" gibi gözümdeki efsaneyi Özülkü çifti el birliği ile mahvı perişan etmişler.Albümün açık ara en kötüsü.Razzie ödülümü veriyorum.

Ayşegül Aldinç nakaratlarda bilgisayara bağlıyor,lise sonda tanıştığım ve çok sevdiğim Ünzile'yi söylemeyen bir Aşkın Nur Yengi kalmıştı sağolsun yüzlerce şarkı arasından seçmiş ne iyi etmiş(!) , "Olacak olacak" ile Ayla Çelik olmasa da olurmuş,değişik bir şey deneyen tek isim Mabel Matiz olsa da maalesef kendisinin tarzı bana hitap etmiyor ve "Sultan Süleyman"ı Hürrem'den sonra bir kez daha üzdüğünü düşünüyorum. Ama bu şarkının seveni çok. Zevkler,renkler vs...

Hiçbir güç bana Ajda Pekkan'ın "Ayıpsın ayıp"ı bir kerede söyleyebildiğine inandıramaz, en az 3 ay sürmüştür kaydı. Ajda'cım biraz daha olgun olsan biraz yaşını kabullensen varya senden iyisi olmayacak. Aslında eli yüzü düzgün şarkılardan olmuş ama o şarkıyı yeni nesilden biri söyleyebilirdi pek ala !

Sertab Erener'in albümde yer aldığını duyunca eyvah hangi şarkı katledilecek,yine çok mu bağıracak diye içimi bir hüzün kaplamıştı ama korktuğum olmadı.Çok iyi demesem de albümde geçer notumu alan şarkılardan oldu.

Levent Yüksel ve Yaşar,seçtikleri şarkıları Levent Yüksel ve Yaşar şarkısı olarak söylemişler.Bu arada bu albümle birlikte Yaşar'ı özlediğimi farkettim.Kayboldu sanki? ya da ben takip edemiyorum eskisi gibi? mümkün...Geçer not versem de aradığım bu değil diyebilirim...

Ata Demirer "Sitem" ile iyi bir iş çıkarsa da arabesk dozunu azaltsaymış daha iyi olacakmış.

Bu kadar yerdikten sonra albümünü parasını karşılayan çalışmalardan bahsedeyim :) Albümü duyuran ve kendisinin doksanlar ve ikibin başlarındaki haline selam çakan, Firuze ile Tarkan risk almadan temiz temiz görevini yapmış. Fransızca olmasına rağmen ve tek kelime Fransızca bilmememe rağmen şarkıdaki duyguyu içimde hissettiren Yasmin Levy,bu albümün "Yıldız Tilbe -Aşkımı Sakla"sı Emre Altuğ-Ah mazi . Performans olarak en beğendiğim Emre Altuğ oldu.

Bu albümde Türk popunun ateşini yakan "Abone"nin olması gerekirdi diye düşünüyorum.Belki de albümdeki tüm şarkıcılar tarafından seslendirilerek konabilirdi."Seni istiyorum","Ne masal ne rüya" , "Hadi yine iyisin" , "Gözlerin su yeşili" , "Eğrisi doğrusu" , "Bırak ellerimi" , "Ziller ipler" olsaydı daha güzel olmaz mıydı demeden duramıyorum.

Onno Tunç ve Uzay Heparı'nın tribute'leri kadar kötü olmasa da çok daha iyisi olabilirdi.




Milyonlarca kuştuk,kuştunuz,kuştular...

En bi sevdiğim Candan'ımın albümü haziran başında çıktı ancak ben daha bugün dinleyebildim ilk kez.Yeni blogumun ilk konuğu olmak da ona yakışır!

Her Candan albümü ayrı heyecan yaratır bende !İlk çıktığından beri takip etsemde ilk 3 albümünde yaşça küçük olmaktan mütevellit değerini daha sonraki yıllarda anlamıştım.Hazırım,Çapkın,Elbette ... Bu 3 albümdeki Mete Özgencil işbirliği sayesinde azımsanmayacak bir hayran kitlesi elde etti ve bu kitlenin azımsanmayacak kısmı yıllar içerisinde kemikleşti.Bunda Candan'ın magazinden uzak durması , az ve öz verdiği röportajlarda sergilediği güçlü kadın imajının önemi yadsınamaz.

Elbette albümünden sonra Candan ile Mete Özgencil arasına kara kedi girdi ve ortaklık bitti.Bu Candan için bir milat olacaktı Mete'den önce, Mete'den sonra ...

Bu ayrılık sonrası merakla beklenen "Neden" albümü beklentileri çok karşılamasa da kemik kitle tarafından kabul gördü,dinlendikçe sevildi.Belki de Candan'ın kendini bulmaya çalıştığı bir albüm oldu.Bu albümle birlikte klip orucuna girdi Candan. Aylarca hiçbir şarkıya klip çekilmedi ve bundan sonraki albümlerde de uzun zaman klip çekmedi.

Ara albüm olarak nitelediği, Fransızca meşhur şansonları yeniden düzenleyip söylediği bir çalışmayı, ardından Neden'in remixini çıkardı.Neden'den 3 yıl sonra "Melek" ile karşımıza çıktı Candan. Dolu bir albümdü.Ortalığı kasıp kavurmadı ancak kitlesini kemikleştiren albüm bence bu oldu.

1-2 senelik aralarla albüm çıkartan Candan,ilk albümden beri gelen remix alışkanlığına devam etti ardından Türk-Yunan ortak şarkılarından bir ara albüm çıkardı sonra sustu.Uzun bir sessizliğe büründü.Her yaz yeni albüm haberi çıktı ancak devamı gelmedi.

Uzun süren sessizliğini "Kırık Kalpler Durağı" ile bozdu nihayet.5 sene olmuştu önceki albümden beri...Bu albüm genel görüş olarak ilk etapta bu kadar uzun aradan sonra çıkmasına rağmen "olmamıştı" ancak cefakar Candanseverler tabiki bağırlarına basmışlardı.Neden ve Melek'te içten içe söylenen ancak sesli dile getirilmeyen "Candan eski Candan değil artık" argümanı artık sesli söylenmeye başlandı.Bunda en büyük etken her albümün bir öncekinden daha nasihat dolu olmasıydı belki de."Ben çok gördüm,geçirdim" duruşunun sözlere yansıması rahatsız edici olmaya başladı kimileri için.Bu albüm benim için dinlendikçe değerlenen bir albüm oldu.Kader, Git, Nedense sustum, Bahar gibi "Candan hitleri" beni susturuyordu.

Şimdi gelelim asıl meseleye,kısa bir giriş yapayım derken elime yüzüme bulaştırdım :) Albümü yorumlayayım derken neredeyse Candan biyografisi yazacaktım...4 yıla yakın bekledim gerçek bir albüm için -arada yine bir ara albüm çıkardı-ve milyonlarca kuş nihayet geldi kondu.Tus bilmem ne derken erteledim albümü dinlemeyi.Candan yeni albüm çıkardığında ritüelim; rahat kafayla ilk dinleyişte kartoneti elime alıp oradan tek tek şarkıları takip etmektir.Belki de bu yüzden erteledim kafamın rahat olmasını bekledim ya da, ya olmamışsa fikri uzak tuttu,belki de ikisi de....

Özgencil ile yollar ayrıldıktan sonra çıkan albümlerde gittikçe artan Candan Erçetin etkinliği bu albümde doruğa ulaşmış.14 şarkının 10 tanesinde sözler Candan'a ait, 5 şarkı da ise müzik ile karşımızda.Sözler nasihat dolu yine,bu da dinlenilirliği azaltıyor.Bugün 3-4 kez dinledim.Ancak istediğim tadı yakalayamadım.Bu,bu ara ağzımın tadının gerçekten olmayışından mı yoksa albümün tadının olmayışından mı ayrımını henüz yapamadım.Tek dikkatimi çeken şarkının sözlerinin Nazım Hikmet'e ait olması ise düşündürücü.Alper Erinç düzenlemelerini sevsem de başka isimler de denemeli Candan.Bir cover olsun,bir aranjman olsun,bir balkan melodisi,bir aman boşver hayatını yaşa şarkısı olsun şeklindeki formül ise bu albümde olmamış.Ben kendimi biliyorum,dinledikçe daha çok seveceğim şarkıları ama bir Elbette olamayacak gibi duruyor.

"Korkarım bu albüm cd kaydıyla buluştuğumuz son albüm olacak.." demiş.Bundan sonra Candan için en iyi yol tek tek şarkı yapıp yayınlamak olmalı.Değişik isimlerle çalışmayı denemeli.

Milyonlarca Kuştuk uzun zamandır beklediğim ama aradığımı bulamadığım ilk Candan albümü olarak kayıtlara geçebilir! Umarım fikrim değişir dinledikçe...

15 Eylül 2013 Pazar

Herkese merhaba !

Can sıkıntısı insana farklı şeyler yaptırabiliyor.Yüzyılardır aklımda olan ancak bir türlü vakit bulamadığım daha doğrusu kafamı toparlayamadığım için erindiğim bir şeyi hayata geçiriyorum.Blog modası modası geçse de tumblr vs çıksa da maksat muhabbet olsun.Arada üç-beş şey paylaşsam birkaç insan okusa ne ala!

İçerik olarak bir şey belirlemedim.Tek bildiğim kişisel bir blog olacağı!