Bu Kurban Bayramı ailemiz için bir ilk gerçekleşti ve ilk defa bayramda kendimiz için ufak bir gezi tertipledik. Hem çook uzun zamandır dördümüz bir arada bir şeyler yapamamıştık,hem de hepimizin 1 günlük bile olsa değişikliğe ihtiyacı vardı...Gönül isterdi ki daha uzun tatil yapalım ama işte vakit meselesi.1 gece 2 günümüz vardı ne yapalım ne edelim, nereye gidelim derken ailem biraz da benim aylardır sızlanmamı bahane edince rota olarak Edirne'de karar kıldık.Bayramın 1. günü rutinimizden sonra 2. günü sabah erkenden Edirne'yi ana hedef seçip ufak çaplı bir Trakya turu yaparak 3. gün akşamına döndük...
Mezuniyetin üzerinden 1 yıl geçmişti ve ben Edirne'ye gitmemiştim geçen sene Eylülden beri... Sürekli gitmek isteyip gidemediğimden dert yanarken, tv'de hala hava durumuna bakarken, her Edirne haberinde biraz da espriyle "ahhh memleketiiiim" derken pat diye kendimi Edirne'de buldum...
İlk başta şöyle bir his oluştu içimde. Her sene başı bizimkiler beni Edirne'ye getirir bırakır dönerlerdi.Sanki yine okul açılacakmış da,onlar beni bırakmaya gelmişler dönecekler gibi geldi.Sanki ben hiç gitmemişim, son 1 seneyi yaşamamışım gibi,belki de beynim böyle düşünmek istiyordu... Üzerine bir de hava kapalı ve bulutlu olunca düşündüğüm kadar sevinemedim. Bir burukluk oldu...
Edirne'de her şey aynıydı. Ayşe kadının oradaki kemancı bile aynı yerdeydi !! Değişmeyen en güzel şey ise oradayken hala içimdeki güven hissiydi... Saraçları boydan boya gezerken, Karaağaç'ta Meriç kenarında çay içerken, Limon'da kahvaltı ederken, Selimiye'nin oralarda dolanırken, Baca'nın, Megapark'ın, Kipa'nın önünden geçerken 6 senede biriken binlerce anı, an, kişiler, olaylar hepsi gözümün önüne gelip durdu.O zamanlar çok önemli zannetiğim şeylerin aslında bir hiç olduğu, o zamanlar umursamadığım şeylerin aslında ne kadar da önemli olduğunu düşündüm. İçimde biraz "keşke"ler, "biraz daha"lar, "iyi ki"ler , "aman aman"lar, "öyleydi böyleydi"ler derken hooop kafa iyice gitti tabi !..
Geçen 6 seneyi düşündüm, ardından son 1 senemi düşündüm... 7 sene önceki hayallerimi düşündüm ardından şimdikileri... Düşünceler için kaybolurken içimde oluşan tek his özlem'di. Evet Edirne'yi özlemişim ama gerçekten düşündüğüm kadar özlemiş miydim? Hayır ! Asıl özlediğim Edirne'deki hayatımdı, arkadaşlarımdı. Bunun zaten farkındaydım da... Arkadaşlarımı, dostlarımı çok daha fazla özlediğimi fark ettim. Evet telefon, internet bilmem ne sürekli iletişim halindeyiz, haberdarız ama işte yanındaymış, yakınındaymış gibi olmuyor ki !
Klişe olacak ancak bir şehri sevdiren içindekilermiş, bir kez daha anladım ! Belki kafam dağılır diye gittiğim geziden beynimi yiyerek döndüm !
Belki de önümü daha net görebilmem için geriye bakmamı sağlayan bu gezi iyi olmuştur.
Hayat devam ettiğine göre,geriye dönme imkanım olmadığına göre...önümüzdeki maçlara bakayım ben !
Ciao Edirne!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder